Asker Fıkraları

Son Güncelleme: 15.09.2020 04:38

Asker fıkraları sayfamızda birbirinden komik çok güleceğiniz güzel Asker fıkraları bulabilirsiniz. Kendinizde asker fıkrası ekleyerek arşivi büyütebilirsiniz. Buyrun Asker fıkraları;

Tek ben miyim?
Manevra varmış. Mehmet elde tüfek yerde yatıyormuş. Komutan gelip sormuş: -Düşman önden gelirse ne yaparsın? Mehmet cevaplamış. Şu yandan, bu yandan, arkadan gelirse diye; tekrar tekrar sormuş komutan. Mehmet bunları da cevaplamış. Komutan en sonunda: – “Ya düşman tepeden gelirse?” deyince; – “Bu memleketin tek askeri ben miyim komutanım?”

—–

Amerikan hastanesi
Bir USA Askeri Birliğinde açının yemekleri yüzünden millet hemoroid olmuş. Tam 107 kişi yatak yorgan yatıyormus. Bir gün Revire gezmeye gelen komutan her askerin önüne duruyor ve soruyormuş:
– Merhaba asker , hastalığın nedir ?
– Merhaba komutanım , hemeroidim var
– Tedavi olarak ne yapıyorlar ?
– İlaçlı pamuk efendim.
– Bir arzun var mı asker ?
– Bir an evvel iyileşip tekrar vazifeme dönmek istiyororum komutanım…
Komutan herkesin önünde durup aynı soruları sormuş ve hep aynı cevapları alınca memnun olmuş. Sıra en son sıradakı adama gelmiş. Ona da aynı soruları sormaya başlamıs:
– Merhaba asker , hastalığın nedir ?
– Bademciklerimden rahatsızım efendim.
– Öyle mi ? Peki ne ilaç kullanıyorlar ?
– İlacli pamuk efendim.
– Güzel. Peki bir isteğin var mı evladım?
– Var, efendim. Mümkünse sıra bana gelince pamuğu değiştirseler diyecektim de..
—–

Akıllı Er

Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc kiz trende ayni kompartmanda yolculuk etmektedir. Tren bir tunele girip kompartman karardigi zaman, MUCUK bir öpücük sesi ve ardindan SIIRRRRAAAK ! diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden ciktıktan sonra yasli kadin “Aferin genc kiza Nasil yapistirdi tokadi” diye düsünmekte ve kafasini sallamaktadir.
Genc kiz da “Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye kalkti ama kadin da iyi yapistirdi ” diye dusunmektedir.
Albay ise “Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü. Tokadi biz yedik” diye yanarken er de icinden soyle düsünmektedir:
“Hehe. Aferin lan bana. elimi öpüp nasil yapistirdim tokadi albaya.
—–

Kahraman Er
Erler sabah yoklamasında, çavuş içlerinden birine soruyor;
– Söyle bakalım nerdensin ?
– Maraş’lıyım komutanım..
Çavuş sinirleniyor ve askere okkalı bir tokat atıyor. Ardından tekrar soruyor
– bir daha söyle bakalım nerdensin ?
– Maraş’lıyım komutanım..
Çavuş bu sefer iyice hiddetleniyor ve askere okkalı bir tokat daha atıyor. Ardından tekrar soruyor
– ulan sona son defa soruyorum nerelisin ?
– Kahramanmaraş’lıyım komutanım..
– Hah şimdi oldu diyor çavuş ve yanındakine soruyor,
– Oğlum sen nerelisin ?
– Kahramansinop’luyum komutanım !
—–

42 Yıl

İki adam yolun iki tarafından birbirlerine doğru yürüyolarmış. İkisi de diğerinin
sağ ayağını sürüyerek geldiğini farketmiş ve karşı karşıya geldiklerinde
birbirlerine bakmışlar… Önce biri sağ ayağını işaret ederek şöyle demiş:
– Vietnam, 42 yıl önce…
Bunun üzerine diğeri de kendi sağ ayağını işaret etmiş:
– At pisliği 20 adım geride
—–

Başçavuş Albayı tutuklayacakmış

Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.
—–

İnfilak Etti
Askeri bir birlikte tören geçişi sırasında komutanın yanındaki karısını gören bizim abaza askerlerden biri “ben karıyı sikerken kıvılcım çıkartırım ” diye yüksek sesle konuşurken komutan duyuyor.

çağırın ulan şu askeri deyip bizim abazanı apar topar getiriyorlar. “sik lan benim karıyı ama kıvılcım çıkaramazsan ben seni sikerim” diyor.

bizim asker başlıyor düşünmeye nasıl yapsada kıvılcım çıkarsa?, babasına haber yolluyor bu işi nasıl halledeyim baba diye. babasıda ona ateş böceklerini bir kavanoza doldurmasını ve her vuruşta bir tane serbest bırakmasını söylüyor.

bizim abaza denileni yapıyor. ve komutanın karısını sikerken her vuruşta bir tane ateş böceğini serbest bırakıyor. orda gözcülük ve sayım yapan asker “vuruş bir kıvılcım bir” sayım yapıyor.
vuruş iki kıvılcım iki
vuruş üç kıvılcım üç
vuruş dört kıvılcım dört

derken bizim abaza boşalıyor ve kavanozu yere düşürüyor.ateş böcekleride birden uçuşuyor.bunu gören gözcü
“VURUŞ YİRMİ. AM İNFİLAK ETTİ” diye tekmil veriyor.
—–

Baş çavuş
Temel askerdeyken yeni basçavus gelir ve tum boluge söyle der.
-”Sakin benim adimi unutmayin, benim adim Arslan oglu Arslan.. Eger adimi unutursaniz geldigimde caniniza okurum.” der ve gider

Aradan haftalar geçer ve basçavus gelir herkeze adini sorar ve hepsi bilir.
Sira Temel’e gelir..
Temel:

-”Bi hayvanogli hayvandi ama hacan ismini bilemiyrum?”
—–

Asker kurası
İstanbullu Asker
Askerde İstanbul’lu bir arkadaş acemiliği tamamlamış, kura çekiyor..

Elini torbaya daldırmış, bir kağıt seçmiş.
Komutan:
– Bu mu oğlum?
Asker:
– Hayır komutanım ben Sarıyer’ liyim ve sarıyer orduevini istiyorum. İçime doğdu bu kura İstanbul ama Sarıyer değil..

Demiş ve kağıdı açmadan torbaya atmış. Karıştırmış, karıştırmış ve bi kağıt çıkartmış.

Komutan:
– Evladım bu mudur?
Asker:
-Evet komutanım budur.. Kesin hissettim bu sarıyer orduevi…

Komutan kağıdı açmış ve…..
-Evladım Sarıyı tutturdun da Kamışı nerene sokacaksın bilemiyecem…
—–

En cesur asker
Bir gün havacilarin karacilarin ve denizcilerin en yüksek
komutanlari askerlerinin cesaretlerini
birbirlerine ispatlamak için toplanmislar. Karacilarin komutani bir
asker çagirmis. Asker “Emret komutanim” diyerek yanina gitmis.
Komutani yere yatmasini istemis. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermis. Asker kilini bile kipirdatmadan yattigi yerde beklemis ve malumunuz ezilmis. Komutan digerlerine dönerek “iste cesaret” demis.
Havacilarin komutani bir asker çagirmis. Asker yine “Emret
komutanim” diyerek komutaninin yanina gitmis. Komutani helikoptere binmesini emretmis. Asker helikoptere binmis ve havalanmis. Daha sonra komutani askere asagiya parasütsüz atlamasini emretmis. Asker de emre itaat etmis ve atlamis. Yere çakilmis ve can vermis. Komutan da digeri gibi dönerek:
“iste cesaret” demis.
Sira gelmis denizci komutana. Denizci komutan askerini çagirmis.
Asker “Ne var lan” demis.
Komutan “Gel buraya!..” emrini vermis.
Asker de ona “Hade len” demis.
Komutan diger komutanlara dönerek
“iste cesaret..”
—–

Borozançıbaşı
Askerlik yapan Temel bankadan para çekecek, kimliği yok, alamıyor. Bir asker arkadaşını getirmesini,kimliğini ispatlamasını önermişler.

-Mümçün değil.

-Neden?

Pen porozancibaşiyim. Hersabah beşde, her akşam da en güsel dizilerin tam ortasında ottururum aleti..
—–

Boku yedik
2. Dunya Savasinda 2 yahudi almanlara esir olmustur.Bunlardan biri digerine kendilerine ne yapacaklarini sorar.O da baslar anlatmaya ”
2 ihtimal var ya bizi oldururler yada esir kampina yollarlar.
Oldururseler sorun yok kampa gidersek 2 ihtimal var ya kursuna dizilriz ya da gaz odasinda olduruluruz.
Kursuna dizilirsek sorun yok gaz odasina gidersek 2 ihtimal var bizden ya sabun yaparlar yada kagit.
Sabun yaparlarsa sorun yok kagit yaparsalar 2 ihtimal var ya gazete kagidi oluruz yada tuvalet kagidi.
Gazete kagidi olursak sorun yok tuvalet kagidi olursak iste o zaman boku yedik”.
—–

Komutanın karısı
adamın biri askere gider .herkes birbirine ne iş yaptığını sorar.
sırasıyla terzi, bakkal, berber,b izimkine sıra geldiğinde ben:
-İDDACIYIM ve hayatımı bununla kazanıyorum der.
ve herkesle iddaya girişir. bütün bölüğü soyar soğana çevirir.

bölük komutanı bundan bıkar ve bunu başka bir bölüğe yollar.
diğer bölük komutanını arar uyarır. sana bir asker yolluyorum ama sakın onunla iddaya girişme der. ama diğer bölük komutanıda çok iddacıdır. askeri yanına çağırır.

hadi seninle iddaya girişelim ama soruyu ben sorarım der. asker hemen kabul eder. komutan askere benim karımın götünde kaç ben var der. asker iki der. komutan üç der.kadına bakarlar gerçektende üç ben vardır .yeni komutan eski komutana telefon açar:
-hani senin asker çok iddacıydı onunla karmın götündeki benlerin
sayısına iddaya giriştik ben kazandım der

eski komutan kahkaha atar.
-oda zaten bizim bölüğün tüm askerleriğle komutanın karısının götünü görmek için iddaya girişmişti der.
—–

Asker Temel

Temel askere gitmis.Mutfakta çalismaya baslamis.Mutfaga her girdiginde buzdolabina selam veriyormus.Bir gün komutan sormus:

-Niye buzdolabina selam veriyorsun?

Temel cevap vermis:

-General Electric
—–

El bombası
Askeri hastanede yatan Temel ve arkadaşlarının cinsel organları kopmuş. Sebebini soranlara Temel anlatıyor:

– “El pombasu talimu yapayuduk, pimi çektuktan sonra ona kadar sayup atmamuz emredildi, piz de parmaklarumuzla saymaya paşladuk, pir, içi, uç, tört, peş, öpür ele geçmek için pompalaru apuş arasına koyalum tedük, alti, yeti, seçiz, tokuz…Bummm!!”
—–

Kamuflaj
Askerde kamuflaj yarışması var… Herkes çuvallara giriyor,, komutan gelip tekme atıyor onlarda hayvan sesleri çıkarıyorlar komutan onaylıyor… Birinci çuvala vuruyor.. Hav hav hav. Komutan aferin diyor köpek çuvalı….

İkinci çuvala vuruyor, miyav miyav.. Komutan gene beğeniyor.. Böyle on onbeş çuval geziyor. Hepsi çok iyi taklit yapıyorlar…

En son çuvala vuruyor ses yok… Daha sert vuruyor gene ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok… Askerlere emir veriyor iyicene tekmeleyin…

Çuvaldan kan sızmaya başlıyor.. Beş dakika sonra da ince, bitkin bir ses: “Patateeeeeees”
—–

Anneniz Ne diyor?
Çok genç bir İngiliz subayı, general olan babasının yanında yaverdi, yaşlı bir albaya emri iletmekle görevlendirildi: – “Babam birliğinizi şu karşıki tepenin yamaçlarına çekmenizi söylüyor, efendim” dedi. Yüzü moraran albay da şöyle dedi: -Demek öyle söylüyor!Peki anneniz ne diyor?
—–

Uzman
Askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölçüsünü tam olarak doğru söylüyormuş ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış.Birgün bunu komutana götürmüşler ve olan biteni anlatmışlar.Komutan inanmamış.
-”Söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç demiş”.Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve ” 1.75 efendim demiş.”Komutan:
-”Doğru hayret nasıl bildin” demiş.Asker:
-”Bilirim tabi efendim ben kereste uzmanıyım demiş
—–

Mehteran
Bir gün Cennet’in kapıları şiddetle vurulmuş: – Güm Güm Güm !! İçeriden seslenmişler: – Kim o? Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: – Biz Istanbul’u fetheden Fatih’in yiğitleriyiz! İçeriden hoş geldiniz diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiğitleri içeriye buyur etmişler. Her şey çok güzel gidiyormuş. Ta ki, 40 yıl geçinceye kadar. Bir gün kapılar yine şiddetle çalınmış: – Güm Güm Güm !!! İçeriden sormuşlar: – Kim o? Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: – Biz İstanbul’u fetheden Fatih’in yiğitleriyiz! İçeriden hemen cevaplamışlar: – Onlar 40 yıl önce geldi! Dışarıdan yine ses gelmiş: – Biz mehter takımıyız, ancak geldik!
—–

Hangisi daha salak?
İki general bir kafede oturup konuşuyorlarmış. İçkinin de etkisiyle generalin biri “benim bir erim var çok salak”, demiş. Diğeriyse “hayır, benim bir erim var o daha da salaktır”, demiş. Tartışma çok büyümeden kimin askerinin daha salak olduğunu anlamak için yarışma gibi bir şey yapmaya karar vermişler. İlk general askerini yanına çağırıp “oğlum, git bana şu 5000 lirayla bir Mercedes al gel” demiş. İkinci general de askerini çağırıp “git bak ben ordu evinde miyim?” demiş. İki asker yolda karşılaşmışlar. İlki “ya benim general çok salak. Bu günün pazar olduğunu bildiği halde beni araba aldırmaya gönderdi” demiş. İkincisiyse “benim general daha salak. Yanında telefon dururken, beni ordu evine gönderdi” demiş.

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni asker fıkranızı yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.Net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir